Turkish
Tuesday 20th of August 2019
  74
  0
  0

Ölüm Gerçeği 4

Ölüm günümde tabutunu yürür görünce, beni bu dünyadan ayrılışa üzülüyor sanma. Cenâzemi görünce ayrılık diyerek üzüntünü dile getirme. Benim için asıl kavuşma ve görüşme zamanı o zamandır. Hangi tohum toprağa girdi de tekrar bitmedi? İnsan tohumu için neden bu doğru olmasın"

  Mevlânâ'nın burada söyledikleri basit bir reenkarnasyon (tekrar bedenlenme) benzetmesi değildir. Burada, tekrar dirilme, insan ruhunun ölümsüzlüğüne inanmaktır.

  Mevlânâ'nın çağdaşı olan Yunus Emre ise, Ölüm konusunu daha çok korkunç yönüyle ele alır. Bunu yaparken kendisinin ölümden korkmadığını, bu yaklaşımı diğer insanlara öğüt vermek için seçilmiş bir davranış olduğunu anlamak mümkündür.

  Yunus Emre ölüm karşısında Türk şiir geleneğini devam ettirmektedir. İslâm dininden önceki Türklerde de ölümden ibret alınması için ölümün korkunçluğu vurgulanır. Mani dinine bağlı Uygur Türklerinin bir ölüm ilahisini Talat Tekin'in günümüz Türkçesine uyarlaması ile buraya alıyorum. (8-9. yüzyıl)

Sonunda yine şu ölmesi var

Karanlık tamuya düşmesi var

Binlerce şeytan gelir derler

Dumanlı şeytanlar hükmeder derler

Karanlık gece gibi çöker derler

Sıkıntı yüreğe düşer derler

Ardıç gibi bedenini bırakır derler

Malı mülkü cümle kalır derler

Aksi, kıllı kart şeytan gelir derler1

  Türkler, İslâm Dinini kabul ettikten sonra, ağıtlara ve ölüm şiirlerine aynı anlayış hâkim olmuştur. Bu dünya geçicidir, sonunda her şey bırakılır.

Alp Er Tonga öldü mü

Kötü dünyâ kaldı mı

Felek öcünü aldı mı

Şimdi yürekler paralanıyor

Felek fırsat gözetti, bir tuzak kurdu

Beyler beyini yanılttı

Kaçsa bile bu tuzaktan nasıl kurtulurdu?2

ölüm

  Bu yazının giriş bölümünde belirttiğimiz gibi ölümün algılanmasında diğer bir yaklaşım, Ömer Hayyam yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre Dünyâ madem ki geçicidir, bundan sâdece ibret almak ve dünyâya önem vermemek dersi çıkmaz. Bu gerçeği görerek hayattan zevk almak, hayatın tadını çıkarmak da mümkündür. Fakat bu ikinci yaklaşımda egoizme kapılarak, ahlâk ilkelerinden ve insan sevgisinden, yardımlaşmaktan uzaklaşma tehlikesi vardır. Ömer Hayyam ahlâk ilkelerinden uzaklaşmak istemez. Samimiyeti arar, insanların ortak mutluluğunu arar. Ömer Hayyam, nihilist veyâ anarşist olmaktan çok uzak bir kişiliktir. İslâm dinine bağlı bir matematik bilginidir.

Ölüm gerçeği karşısında sinmek yerine daha mücadeleci olma yaklaşımı yalnız Hayyam yaklaşımı olmayıp, bir amaç uğruna savaşanların da yaklaşımıdır.

"Altı da bir üstü de birdir yerin,

Mevt ise son rütbesidir askerin

Arş yiğitler vatan imdâdına"

  Namık Kemâl'e aittir. Şehidlik mertebesi için, zirve şiirlerinden birini de Mehmet Âkif yazmıştır. "Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber / Sana âğuşunu açmış duruyor Peygamber"

Felsefe'de Ölüm

  Eski Mısır felsefesinde ve dininde, insan kişiliği ölümsüzdü. Ölen bedendi. Yunanlılar da genellikle bu inanışta idiler. Aristo'ya göre bedenin dağılmasından sonra da ruh, varlığını sürdürecektir. Ruh, bedensel olmayan bir varlıktır. Birçok filozof bu inanışı paylaşır. Wittgenstein bu görüşte olmayanlardandır. Ona göre "insan bedeni, ruhun en iyi sûreti, resmidir.3 Bedensel olmayan bir varlık, yani bedenin dışında ruh düşünülemez.

  8. Talat Tekin, İslâm Öncesi Türk Şiiri, Türk Dili, cilt 51, yıl 36, sayı 409, Ocak 1986.

  9. Agm.

  10. Antomy Flew, A Dictionary of Philosophy, Pan Books, London 1979.

  74
  0
  0
امتیاز شما به این مطلب ؟

latest article

      Kur’an’da burucun manası nedir?
      İmam Ali'nin (a.s.) görüşünde kuranın yeri nedir?
      Şia’nın bakışında sihir nedir? Nasıl iptal edilebilir?
      ÖLÜM HAKKINDAKİ İNANÇ -1
      Ölüm Gerçeği 4
      Ölüm Gerçeği 3
      Ona döneceksiniz.!-2
      HAYVANLAR ÂLEMİ
      Nefse Esir Olmanın Kötü Sonuçları ve Fesatları
      Allah'ı Kalp Gözü İle Görmek

 
user comment